Recent Posts
22 Temmuz 2011 Cuma
18 Nisan 2010 Pazar
Gönderen
somiador
somewhere over the rainbow
way up high
and the dreams that you dreamed of
once in a lullaby ii ii iii
somewhere over the rainbow
blue birds fly
and the dreams that you dreamed of
dreams really do come true ooh ooooh
someday i'll wish upon a star
wake up where the clouds are far behind me ee ee eeh
where trouble melts like lemon drops
high above the chimney tops thats where you'll find me oh
somewhere over the rainbow bluebirds fly
and the dream that you dare to,why, oh why can't i? i iiii
well i see trees of green and
red roses too,
i'll watch them bloom for me and you
and i think to myself
what a wonderful world
well i see skies of blue and i see clouds of white
and the brightness of day
i like the dark and i think to myself
what a wonderful world
the colors of the rainbow so pretty in the sky
are also on the faces of people passing by
i see friends shaking hands
saying, "how do you do?"
they're really saying, i...i love you
i hear babies cry and i watch them grow,
they'll learn much more
than we'll know
and i think to myself
what a wonderful world (w)oohoorld
someday i'll wish upon a star,
wake up where the clouds are far behind me
where trouble melts like lemon drops
high above the chimney top that's where you'll find me
oh, somewhere over the rainbow way up high
and the dream that you dare to, why, oh why can't i?
az kaldı evimize gitmeye...
way up high
and the dreams that you dreamed of
once in a lullaby ii ii iii
somewhere over the rainbow
blue birds fly
and the dreams that you dreamed of
dreams really do come true ooh ooooh
someday i'll wish upon a star
wake up where the clouds are far behind me ee ee eeh
where trouble melts like lemon drops
high above the chimney tops thats where you'll find me oh
somewhere over the rainbow bluebirds fly
and the dream that you dare to,why, oh why can't i? i iiii
well i see trees of green and
red roses too,
i'll watch them bloom for me and you
and i think to myself
what a wonderful world
well i see skies of blue and i see clouds of white
and the brightness of day
i like the dark and i think to myself
what a wonderful world
the colors of the rainbow so pretty in the sky
are also on the faces of people passing by
i see friends shaking hands
saying, "how do you do?"
they're really saying, i...i love you
i hear babies cry and i watch them grow,
they'll learn much more
than we'll know
and i think to myself
what a wonderful world (w)oohoorld
someday i'll wish upon a star,
wake up where the clouds are far behind me
where trouble melts like lemon drops
high above the chimney top that's where you'll find me
oh, somewhere over the rainbow way up high
and the dream that you dare to, why, oh why can't i?
az kaldı evimize gitmeye...
31 Mart 2010 Çarşamba
somiador'a mektup
Gönderen
somiador
Sevgili hayalperest..
senin rüyalarına girmek istediğimi söylemeliyim.Ne zamandır uykuya dalmadan birkaç gözyaşı önce seni düşünüyorum.Belki ellerim sana daha çabuk tutunur diye..
Ama beceremiyorum sanırım.Kaç kere sıktım,sıktım kendimi, sımsıkı kapadım gözlerimi,sadece seni düşündüm.Gözlerimi açtığımda rüyanda olmayı umdum, ama kendimi yine elyaf yastığım ve yorganımla buldum, yüksek ve rahat yatağımda..
Ama inan somiador,bu yatak öyle rahatsız ki...
Bu yorgan öyle zımparalıyor ki bedenimi...Kafamı koyduğum yastık öyle acıtıyor ki hayallerimi...
Ne rüyalarımı gösteriyor ne uyutuyor.Artık görecek rüyam kalmadı sanki.
Ben de düşündüm ki, belki senin rüyalarına, hayallerine girebilirsem, beslenirim.Düşlerinde var olmamı kabul edersen, bir daha uyanmayacağıma söz veririm..
tanrı: " Ölmek mi istiyorsun? "
Hayır.Beni var olduğunu varsaydığında, sen öldürdün.Ben tekrar yaşamak istiyorum.Ya da dur, ölüm olarak tanımlanmak isteniyorsa bu isteğim,evet,kesinlikle ölmek istiyorum.
Somiador: " O halde çocuk,seni rüyalarımda kabul edebilirim.Bir çocuğun hayallerinin yontulmasına izin veremem, çünkü onun nefesidir rüya, hayal edemezse asıl o zaman ölür.. Ancak şunu bilmelisin ki çocuk,burası senin geldiğin yere hiç mi hiç benzemez.. "
- Biliyorum,biliyorum, ben de bu yüzden istiyorum..Doğduğum yer beni ve düşlerimi istemiyor.Zaten anlayamıyorlar beni.Onlar sürekli kavga ediyorlar.Hatta birbirlerini öldürüyorlar..Küçük kağıtlar var burada, insalar onlara sahip olmak için ruhlarını yitiriyorlar..
Artık insan olmak istemiyorum ben..
Somiador: " İyi düşün,çocuk.Burada hiçbir şeyi satın alamazsın.Hiçbir rengin ve sesin maddi bir değeri yoktur.Burada renkler,sesler,ağaçlar,çiçekler,kuşlar ve balıklar vardır.Senin bedenin burada hayale bürünür.Yalnızca hissedersin,bu sana yeter.Mutluluk beden güzelliğinde değil, ruhtadır.burada aynalar yoktur.
Gezegenimiz bir kuş yuvası gibidir, ışık kaynağımız da renkler..kağıttan,kalemden evler..Eğer gerçekten inanırsan buraya gerçekten istersen, bir daha hiç düşlerin kanamaz çocuk, çünkü sen zaten orada yaşarsın.."
- Rüyalarına girip rüyamı bulmak için herşeyimi veririm..
Somiador: " Kararlılığını anlıyorum çocuk, sen hayalperest olmayı gerçekten istiyor gibi görünüyorsun..Ancak buraya gelebilmen, rüyalarıma,hayallerime dalabilmen için benim istemem, seni kabul etmiş olmam yetmiyor.Yeni evinin yolunu senin bulman gerekiyor... "
- Ama nasıl?Çok istedim gelmeyi, uğraştım, yatağımda sımsıkı kapadım gözlerimi, ama olmadı yine..Ne yapmam gerekiyor somiador?Artık buradaki ruhsuzluğa katlanamıyorum...
tanrı: " Ruhsuz olan artık senin bedenin..Ve ikisi birbiri olmadan yaşayamaz.Ne burada kalabilirsin artık,ne de hayallerde.Sen seçimini yaptın,benim dünyama karşı geldin ve bittin. "
Somiador: " Çocuk, acizlikten yaratılan sığınaklar birer seraptır sadece.Seni yaratmış olan sensin, ve hayallerini gerçek kılmak yalnızca senin elinde.Sen aslında ellerinsin,gözlerinsin,zihninsin.Her bir hücrende sen var.Şuanki gerçeklerin, hayalinin kırıntıları.Kendine inan.
Gözlerini kapayıp düşünde gör burayı,burada yaşadığını hisset..ben sadece bir illüzyonum..Senin kalbinde açar ve kaybolurum..Ama sen rüyanı gerçekten istersen,hissedersen, rüyan asla kaybolmaz..Ve yatağında,gözlerini kapattığında düşünü hayal edersen,fısıltılarla şarkını söylersen ve gülümsersen çocuk,rüyalarıma girip rüyanı bulabilirsin... "
senin rüyalarına girmek istediğimi söylemeliyim.Ne zamandır uykuya dalmadan birkaç gözyaşı önce seni düşünüyorum.Belki ellerim sana daha çabuk tutunur diye..
Ama beceremiyorum sanırım.Kaç kere sıktım,sıktım kendimi, sımsıkı kapadım gözlerimi,sadece seni düşündüm.Gözlerimi açtığımda rüyanda olmayı umdum, ama kendimi yine elyaf yastığım ve yorganımla buldum, yüksek ve rahat yatağımda..
Ama inan somiador,bu yatak öyle rahatsız ki...
Bu yorgan öyle zımparalıyor ki bedenimi...Kafamı koyduğum yastık öyle acıtıyor ki hayallerimi...
Ne rüyalarımı gösteriyor ne uyutuyor.Artık görecek rüyam kalmadı sanki.
Ben de düşündüm ki, belki senin rüyalarına, hayallerine girebilirsem, beslenirim.Düşlerinde var olmamı kabul edersen, bir daha uyanmayacağıma söz veririm..
tanrı: " Ölmek mi istiyorsun? "
Hayır.Beni var olduğunu varsaydığında, sen öldürdün.Ben tekrar yaşamak istiyorum.Ya da dur, ölüm olarak tanımlanmak isteniyorsa bu isteğim,evet,kesinlikle ölmek istiyorum.
Somiador: " O halde çocuk,seni rüyalarımda kabul edebilirim.Bir çocuğun hayallerinin yontulmasına izin veremem, çünkü onun nefesidir rüya, hayal edemezse asıl o zaman ölür.. Ancak şunu bilmelisin ki çocuk,burası senin geldiğin yere hiç mi hiç benzemez.. "
- Biliyorum,biliyorum, ben de bu yüzden istiyorum..Doğduğum yer beni ve düşlerimi istemiyor.Zaten anlayamıyorlar beni.Onlar sürekli kavga ediyorlar.Hatta birbirlerini öldürüyorlar..Küçük kağıtlar var burada, insalar onlara sahip olmak için ruhlarını yitiriyorlar..
Artık insan olmak istemiyorum ben..
Somiador: " İyi düşün,çocuk.Burada hiçbir şeyi satın alamazsın.Hiçbir rengin ve sesin maddi bir değeri yoktur.Burada renkler,sesler,ağaçlar,çiçekler,kuşlar ve balıklar vardır.Senin bedenin burada hayale bürünür.Yalnızca hissedersin,bu sana yeter.Mutluluk beden güzelliğinde değil, ruhtadır.burada aynalar yoktur.
Gezegenimiz bir kuş yuvası gibidir, ışık kaynağımız da renkler..kağıttan,kalemden evler..Eğer gerçekten inanırsan buraya gerçekten istersen, bir daha hiç düşlerin kanamaz çocuk, çünkü sen zaten orada yaşarsın.."
- Rüyalarına girip rüyamı bulmak için herşeyimi veririm..
Somiador: " Kararlılığını anlıyorum çocuk, sen hayalperest olmayı gerçekten istiyor gibi görünüyorsun..Ancak buraya gelebilmen, rüyalarıma,hayallerime dalabilmen için benim istemem, seni kabul etmiş olmam yetmiyor.Yeni evinin yolunu senin bulman gerekiyor... "
- Ama nasıl?Çok istedim gelmeyi, uğraştım, yatağımda sımsıkı kapadım gözlerimi, ama olmadı yine..Ne yapmam gerekiyor somiador?Artık buradaki ruhsuzluğa katlanamıyorum...
tanrı: " Ruhsuz olan artık senin bedenin..Ve ikisi birbiri olmadan yaşayamaz.Ne burada kalabilirsin artık,ne de hayallerde.Sen seçimini yaptın,benim dünyama karşı geldin ve bittin. "
Somiador: " Çocuk, acizlikten yaratılan sığınaklar birer seraptır sadece.Seni yaratmış olan sensin, ve hayallerini gerçek kılmak yalnızca senin elinde.Sen aslında ellerinsin,gözlerinsin,zihninsin.Her bir hücrende sen var.Şuanki gerçeklerin, hayalinin kırıntıları.Kendine inan.
Gözlerini kapayıp düşünde gör burayı,burada yaşadığını hisset..ben sadece bir illüzyonum..Senin kalbinde açar ve kaybolurum..Ama sen rüyanı gerçekten istersen,hissedersen, rüyan asla kaybolmaz..Ve yatağında,gözlerini kapattığında düşünü hayal edersen,fısıltılarla şarkını söylersen ve gülümsersen çocuk,rüyalarıma girip rüyanı bulabilirsin... "
28 Mart 2010 Pazar
dünya leyla olmuş..
Gönderen
somiador

ne de güzel saçların var
ne de güzel baldırın var
ne de güzeel seslerin vaar
rastık sürmek ister jehan barbuur
meşhur etmek isteer jehan barbuur.
- ne güzelsin kız sen. dream tv de ilk gördüğümde dünya leyla olmuş'u söylüyordun, kafası mı güzel demiştim öyle içten söylüyordun. daha güzel şarkıların, chansonların, ilhamların varmış senin. hatta köyün bile varmış.. ben böyle hatunu naparım, 'alınından' öperim.
24 Mart 2010 Çarşamba
bir kuş kadar hür olsam hey gidi dünya hey...
Gönderen
somiador
sen susmak zorundayken,hep sınırlar cizilirken kendine neyseki bir dayanagın daha var beraber susabilecegin. zamanı gelince beraber bagırabilecegin.ugruna manyak gibi yolları tepebilecegin beraber fizana gidebilecegin.kimse hak etmese de herseyi hak eden.o kadar senden ki kendinden once onun uzulmesine uzulen,hep aynı seyler soylenen,sıkmadıgın sıkılmadıgın...
anımsanıyor her an, fotoğrafları görmekten o suyun..kapatıyor zihninin arka tarafını. düşündürüyor şarkıları, söyletiyor içinden.. evet, burada içinden.
içimdekini çıkarıp oturttu önüme. bak, sen bu'sun diye. sonra önümdeki dünyaları açtı, bak sen bu olabilirsin diye. açtı herşeyi dağıttı tabuları yıktı tereddütleri, karışık kafamı toparladı.
yeni renkler gormeliyim,yeni sesler duymalıyım,su altına bakmalıyım kavuniçi balıklarla yuzmeliyim beraber.sonra beraber kacmalıyım kocaman teknelerden hapsolmamalıyım aglara cunku o zaman olurum ki ben. suyun altında cok kalamıyorum cunku nefes almak icin yukarı cıkmam lazım benim .kayalarda saklanmamız lazım balıkla.guneşin batısını dogusunu daha da guzeli yıldızları izlememis karanfil dumanlarında fındık kokularında kaybolmamız lazım bizim....
uyum,sesler ve renkler ve sen ve ben yakalandık. başka yol, başka zaman yok, iki alete hakim olmadan bile çıkarabiliyosak şu geçmişin ve umudun tınılarını, ben ipimi keserim..
bak Kolyelerime.. Senle yaptım hepsini..killerle kafa olurken... o kadar çok istedim ki seni bulabilmeyi.
deli oldum olum ben, güncelerime yazdım deli kaldım içlerinden çıktım bi odaya kapandım ! ama duvarları boyayamam ki sensiz çünkü bulduğum en güzel renk sensin.
sesin boğulmasın kapımda bak hala çağırıyor seni annemin sesi bile. odamdan girsin mutfaktan çıksın bodruma kapansın buzdolabına yapışsın televizyon izlesin kirazı sevsin hiç hiç hiç gitmesin.
ama kucuk balik ponyo sana soz veriyorum bir gun gercekten insan olacaksın ve iste o zaman istediğin renklerde istedigin seslerle buyuteceksin hafızanı.ve o zaman insanlar yağmurlar yuzunden ölmek yerine yagmur altında dans ederek şarkı söyleyecek beraber. ve gokyuzune bakıp bağırıcaz senle beraber yağsın yağmurlaaaaarrrr.....
ve birde ;
ben nedense hayaller kurarken,
hep senin yanında buluyorum kendimi ?
anımsanıyor her an, fotoğrafları görmekten o suyun..kapatıyor zihninin arka tarafını. düşündürüyor şarkıları, söyletiyor içinden.. evet, burada içinden.
içimdekini çıkarıp oturttu önüme. bak, sen bu'sun diye. sonra önümdeki dünyaları açtı, bak sen bu olabilirsin diye. açtı herşeyi dağıttı tabuları yıktı tereddütleri, karışık kafamı toparladı.
yeni renkler gormeliyim,yeni sesler duymalıyım,su altına bakmalıyım kavuniçi balıklarla yuzmeliyim beraber.sonra beraber kacmalıyım kocaman teknelerden hapsolmamalıyım aglara cunku o zaman olurum ki ben. suyun altında cok kalamıyorum cunku nefes almak icin yukarı cıkmam lazım benim .kayalarda saklanmamız lazım balıkla.guneşin batısını dogusunu daha da guzeli yıldızları izlememis karanfil dumanlarında fındık kokularında kaybolmamız lazım bizim....
uyum,sesler ve renkler ve sen ve ben yakalandık. başka yol, başka zaman yok, iki alete hakim olmadan bile çıkarabiliyosak şu geçmişin ve umudun tınılarını, ben ipimi keserim..
bak Kolyelerime.. Senle yaptım hepsini..killerle kafa olurken... o kadar çok istedim ki seni bulabilmeyi.
deli oldum olum ben, güncelerime yazdım deli kaldım içlerinden çıktım bi odaya kapandım ! ama duvarları boyayamam ki sensiz çünkü bulduğum en güzel renk sensin.
sesin boğulmasın kapımda bak hala çağırıyor seni annemin sesi bile. odamdan girsin mutfaktan çıksın bodruma kapansın buzdolabına yapışsın televizyon izlesin kirazı sevsin hiç hiç hiç gitmesin.
ama kucuk balik ponyo sana soz veriyorum bir gun gercekten insan olacaksın ve iste o zaman istediğin renklerde istedigin seslerle buyuteceksin hafızanı.ve o zaman insanlar yağmurlar yuzunden ölmek yerine yagmur altında dans ederek şarkı söyleyecek beraber. ve gokyuzune bakıp bağırıcaz senle beraber yağsın yağmurlaaaaarrrr.....
ve birde ;
ben nedense hayaller kurarken,
hep senin yanında buluyorum kendimi ?
ütopyalar güzeldir
Gönderen
somiador
You, beloved, lived a love more violet than a dream, then left
Such a fade away made citadel quite down in fogs
As if it will come with a steamer's fume
Sure it will come one day, utopias are beautiful
Doesn't matter whether it is mine or not
I loved a woman now smells my home rose
As if it will come with a steamer's fume
Sure it will come one day, utopias are beautiful
qu'on me la donne ou pas,
je m'enfous complètement.
j'ai si aimé cette femme,
que ma maison sent la rose...
Düştende mor bir aşkı, yaşadın da gittin yar
Bir gittin ki sus oldu, pusa büründü hisar
Bir vapur dumanıyla sanki gelecek gibi
Bir gün gelecek elbet, ütopyalar güzeldir
Onu bana verseler vermeseler ne yazar
Ben bir kadın sevdim ki evim artık gül kokar
Bir vapur dumanıyla sanki gelecek gibi
Bir gün gelecek elbet, ütopyalar güzeldir ...
Such a fade away made citadel quite down in fogs
As if it will come with a steamer's fume
Sure it will come one day, utopias are beautiful
Doesn't matter whether it is mine or not
I loved a woman now smells my home rose
As if it will come with a steamer's fume
Sure it will come one day, utopias are beautiful
qu'on me la donne ou pas,
je m'enfous complètement.
j'ai si aimé cette femme,
que ma maison sent la rose...
Düştende mor bir aşkı, yaşadın da gittin yar
Bir gittin ki sus oldu, pusa büründü hisar
Bir vapur dumanıyla sanki gelecek gibi
Bir gün gelecek elbet, ütopyalar güzeldir
Onu bana verseler vermeseler ne yazar
Ben bir kadın sevdim ki evim artık gül kokar
Bir vapur dumanıyla sanki gelecek gibi
Bir gün gelecek elbet, ütopyalar güzeldir ...